1-MALLOS ANTİK KENTİ
Mallos Antik kenti 1996 yılında kültür bakanlığı Anıtlar ve Müze Müdürlüğünün izni ile Isparta Müze Müdürlüğü 15 günlük bir çalışma yapmış olup, Antalya Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulunun 14.02.1997 tarih ve 3290 sayılı yazıları ile Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Belediyemizin nakit sıkıntısı ve ilgili kurumların ilgisizliği nedeni ile kazı çalışmaları durmuştur.
A-TARİHİ COĞRAFYASI
Mallos antik kenti kasabımızın 3 km. kuzey doğ usunda dağlık bir arazi üzerindedir. Eğirdir gölünün doğusunda yer alır. Mallos antik kenti savunmaya yönelik kuzey-güney doğrultusunda uzanan bir tepe üzerine kurulmuştur. Doğusunda Göynücek yaylası, güneydoğusunda ikiz tepe ve Erenler Dağları, güney batısında Sarıidris Kasabası, Eğirdir gölü ve uzakta Eğirdir sivrisi yer alır. Güney batısında Koz deresi ve kuzeyinde boydan boya Göynücek deresi ile çevrelenmiştir. Bu derenin birleştiği kurucuk boğazının kuzey batısında eleksi tepesi vardır. Üzerinde kapalı kaya olarak adlandırılan kentin kutsal mekânı yer alır. Sarıidris kasabasından kuş uçumu 3 km. uzaklıktadır. Yaya 1,5 saat, traktörle 1 saat yolculukla antik kente ulaşılır.
Mallos antik kenti ile ilgili kayıtlar antik yazılı kaynaklarda Hierokles(674.3) ve kilise kayıtlarında (Not.ep.1429,III 346) rastlanır. (1) Şehrin varlığı Eğirdir gölünün kuzeyinde, Yalvaç ilçesinin Sağır köyü yakınlarında bulunan Tekmorier yazıtlarda da geçmektedir. (2) .W.Romsoy Aksu yakınlarındaki Tymbriadaya Sarıidris ten 3 saatte gidildiğini yazmaktadır. (3) ve kale mevkisinden söz eder Şehrin kesin yeri Norbert Mersich tarafından bulunmuştur. Şehir hakkında bir makale yayınlanmıştır. (4) Kalenin doğ usundaki tarla sınırında bir heykel kaidesindeki yazıt şehrin Malos olduğunu gösterir. Bu yazıt gerekçe metni şöyledir.
Türkçesi : “Malos’luların şehri, garip kral FL (avius) Konstantinus(‘un heykelini diktirdi) ”
(5) Şehir Bizans döneminin sonlarına doğru terkedilmiştir. Türk döneminde göçer topluluklar (Yörükler) tarafından yerleş ilmiş ve köy zamanla büyümüştür. Çünkü yayladır. H.1284 (M.1867) yılında Afşar nahiyesine bağlanmıştır. Daha önceki yıllar Eğirdir’e bağlı kalmıştır. (6) Sarıidris 1967 yılında Belediye durumuna gelmiştir ve Eğirdir İlçesine bağlanmıştı r.
B-KENT KALINTILARI
1-AKROPOL : Kuzey- güney doğrultusunda Kurucuk Boğazında güneye doğru uzanır. Akropol kuzeyi düz olmayıp güneydoğu burnunda hafif yükselerek ortada en yüksek noktasına olaşır. Kuzeye doğru mehili azalarak devam eder. Batı tarafı sarp kaya ile çevrelenmiştir. Akropole çıkış güneydoğu yamacında ana kayaya oyularak yapılan basamaklarla sağlan? ?r. 1,70 m. İle 0,85 m. Arasında kayanın durumuna göre genişliği değişen basamakların 22 tanesi sağlam durumdadır. Bu merdivenin bitimindeki düzlükte 1,5 m. Derinliğinde 3x3 m. Ölçülerinde kayaya oyulmuş sarnıç olabilecek bir mekân görülür.
Arkopolun batı yamacına dolanan çıkış merdivenleri kuzeye doğru dönüş yaparken kaybolur. Burada surların izi görülebilmektedir. Sur ile ana kaya arasında kolonlara arkası ana kaya gelecek şekilde dörtgen mekânlar yapılmıştır.Ana kaya yontulmuş ve kaya üzerinde hatıl delikleri yer almaktadır. Bu nedenle bu mekânların konut olduğu düşünülmektedir. Uçurumun en alt kısmında ise antik kentin taş ocakları yer alı r.
Helenistik ve Roma dönemine ait kısmen ayakta kalan sur duvarları tepenin doğu kenarında 30–50 cm. yükseklikte izlenebilmektedir. Tepenin orta kısmında oldukça iyi korunmuş bir gözetleme kulesi hala ayaktadır. Uzakta Eğirdir gölü manzarası bir tablo gibi durur. Moloz taşlarla çift duvar tekniğinde horasan harcı kullanılarak yapılan duvarın köşelerinde düzgün kesimli blok taşlar kullanılmıştır.
Kulenin hemen kuzeyinde bir mekânın kutsal bir mekân olması kuvvetle muhtemeldir. Gözetleme kulesinin kuzeydoğusunda apsisi doğuya bakan kilise binası ve yanındaki diğer mekânlar çok tahrip edilmiştir. Akropolün doğusundaki düzlük ve yamaçlarda geç dönem ev kalıntıları ve yüzeyde bol miktarda çatı kiremit ve seramik parçaları bulunmaktadır. Bu durum Göynücek gediği mevkiine kadar uzanan yamaçlarda devam eder.
C-NEKROPOL ALANLARI
Kentin güneyindeki samanlık ardı, beleni mezarlığı olarak adlandırılan tepe üzeri ve yamaçları geniş bir alan Nekropol olarak kullanılmıştır. Koca yatak alanı denilen tepenin arka yamaçlarına kadar uzanır. Toprak yüzeyi buluntuları burasının kiremit örtülü mezarlık alanı olduğunu göstermektedir.
Antik kentin diğer bir nekropol alanında Göynücek deresine kadar uzanan akropolün kuzeydoğusundaki yamaçtadır. Define arayıcıları tarafından açılan çukurlar içinde üç tarafı moloz taşlarla bazen bir tarafı düzgün kesme taş bloklarla örülü, taş bloklarla kapatılmış kare planlı mezar odaları görülmektedir. Bu nekropol alanı üzerinde tahrip edilmiş beyaz mermer lahit mezar parçaları bulunmaktadır.M.S. 2.yüzyıla aittir.
D-TAPINAK
Kapalı kaya olarak adlandırılan kutsal mekân antik kentin 1 km. kuzeybatısındaki sivri eleksi tepesi üzerindedir. Kutsal mekâna ulaşım için Göynücek deresinden çıkarak yamaçtan patika yolla gidilir. Kutsal mekâna yaklaşıldığında niş şeklinde kayaya oyulmuş mekânlar göze çarpar. Üç basamaklı bir merdivenle kutsal mekâna ulaşılır.
Doğal mağara önüne yapılmış tapınak kareye yakın plandır. Mağara girişinin sağ tarafında düzgün kesimli bir niş yer almaktadır. Mağara önüne yapılan tapınağın halen ayakta olan doğu duvarı yarım, diğer duvarların temelleri kalmıştır. Doğu duvarı ortasında bir kapı açıklığı vardı r.
Düzgün kesimli bosajlı dikdörtgen bloklardan oluşan tapınağın podyum kısmının dört sırası halen ayaktadır. Podyum kısmından sonra pseudo-isodom duvar örgüsü devam eder. Doğu duvarında yer alan kapı lentosunun üzeri içbükey yatay silmelerle profillenmiştir. Köşeler palmet motifleri ile süslenmiştir. Kapı yan duvar blokları üst lentodaki profillerin devam bükey silmeleri kapı sövelerini oluşturur. Kapı eşiği ve lento köşelerinde kapı aksı yatakları görülür. Lento üzerinde bir kıva aynı boyutta ikinci bir blok daha vardır. Tapınak aynı yerde aksu ilçesi Zindan mağ arası önünde bulunan açık hava tapınağı gibidir. Bu tapınakta mağara önüne yapılmış ve şehrin kutsal mekânıdır. Zindan mağarası tapınakta Tymbriada şehrinin kutsal mekânıdır.
E-ANTİK YOL
Kutsal mekân ile akpol’ün bulunduğu tepeleri ayrıca Göynücek deresinin kuzey yamacında batıya doğru uzanan antik yolun izlenebilen kalıntıları Eleksi tepesinin yamacındadır. Antik yola Koz deresinden tırmanarak ulaşılmaktadır. Ayakta kalan 10 m. Uzunluğundaki kısım ana kayanın olmadığı yerde 3 m. Yüksekliğinde moloz taşlarla istinat duvarı yapıldıktan sonra üzeri farklı boyutlu kesme taşlarla düzenlenmiştir. Yol 2 m. genişliğindedir. Malos’tan kuzeye Pisidia Antiochia’ya güneyde Tymbriadaya gider.
F-TOPLANTI YERİ
Akropolün doğu yamacındaki oturma basamakları ana kaya üzerine oyularak yapılmıştır. Basamakların üzeri göçük ve molozlarla dolu durumda iken Isparta Müze Müdürlüğünden arkeologlar ve belediyemizin işçileri 15 gün çalışması sonucu 11 basamak gün yüzüne çıkarılmıştır. Yukarıdan aşağıya doğru genişleyerek devam eden oturma basamakları biraz yüksek tutulan orta bölümle ikiye ayrılır. Her iki yandaki basamaklar aynı doğrultuda devam ederler. Bazıları arasında kayanın durumuna göre ikinci bir ara basamak yer alır. Yüksek olan orta bölümden aşağıdaki basamaklar aynı doğrultuda uzanır ve uçlarda kayanın durumuna göre her iki yana hafif dairesel basamaklar halinde dönüş yapar. Yapılan çalışmada Roma İmparatoru Honurius’a ait bronz bir sikke bulundu.
Antik Kentin gün yüzüne çıkarılması ve tanıtılması için Turizm Bakanlığı, Turizm Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü ve ilgili bütün kuruluşlardan maddi manevi destek bekliyoruz. Kasabamızın turizm açısından tanıtımı ve gelişmesi için kentin gün yüzüne çıkarılması büyük önem taşımaktadır.
2- ÇATMALI YAYLASI
Isparta'nın en büyük sınırlarına sahip olan kasabamızın yaylalarından Çatmalı yaylasında geleneksel festivaller yapılmaktadır. Festivallere Antalya'nın Serik bölgesinde yaşamakta olan yörük kardeşlerimizin de katılımı ile büyük bir coşku yaşanmaktadır.
3- İNÖNÜ MAĞARASI
Mağara Tipi : Mağ ara yatay ve kuru bir mağaradır.
Coğrafi Yeri ve Ulaşım : İnönü mağarası kasabamızın 1,5 km güneyinde yükselen İnönü tepesinin kuzey yamacındadır. Köyden mağara’ya traktörle ulaşılabilir.
Tarihçesi : Eskiden beri bilinen bir mağaradır. Girişe yakın kısımlarında toprağa gömülü olarak çok sayıda iskelet parçaları bulunmuştur. Bunlar mezar kalıntıları mıdır? Yoksa insanlar buraya doldurulup önü kapanmak suretiyle ölüme mi terkedilmişlerdir, şimdilik bilinmemektedir.
Jeolojisi ve Jeomorfolojisi : İnönü mağarası İnönü Tepe’nin üzerinde takke gibi oturan Jura-Kretase yaşlı kireçtaşları içinde değişik yönlü kırıklar boyunca gelişmiştir. Bu kireç taşlarının altında Triyas yaşlı dolomit yer yer marn tabakaları yer alır. Mağara bu karstlaşmayan katmanlar nedeni ile derine doğru gelişememiştir.

İnönü mağarası girişten itibaren dar galeriler halinde ve yatay bir şekilde gelişmiştir. Sadece giriş kısmında geniş bir salon vardır. Buradan da anlaşılıyor ki, mağaranın giriş kısmı ya iskân edilmiş ya da mezar olarak kullanılmıştır. Galerilerin büyük kısmı boş olmasına karşın, bazı kollar da bol miktarda damlataş oluşumları vardır.
Hidroloji : Yağışlı mevsimlerde Mağ ara’nın bazı kollarında küçük göletler oluşmaktadır. Genellikle kurudur.
Meteoroloji : Mağara içinde ı sı 16 oC dir. Hava nemi % 82 dir.
Kullanım Alanı : İnönü mağarası’nın ön kısımlarında kalın bir toprak örtüsü bol miktarda insan kemikleri vardır. Mağaranın bazı kollarında çok miktarda dikit, sarkıt, sütun ve duvar damlataş oluşumları vardır. Bu oluşumlar mağ arayı güzelleştirmektedir.
İnönü mağaramız doğal güzelliği ve tarihi geçmişi nedeni ile turizme açılması kasabamız için iyi bir tanıtım olacaktır. Kültür Bakanlığından ve İl Kültür Müdürlüğünden gerekli araştırmanın yapılması, mağaranın ışıklandırılması ve turizme açılması için desteklerini bekliyoruz.
4- EĞİRDİR GÖLÜ
Beldemize sınırı olan Eğirdir gölünün Sarı taştan görünümü bir başkadır. Yeşil ile mavinin birbirini kucaklaması ve maviyi tutan Barla dağı Sarıidris karkın mevkii Sarı taştan bir başka görünür.
Beldemizin karkın kayaardı Eğerim mevkiinin hikâyesi şöyledir. Eğirdir yolu açılmadan Kayardı mevkiinde patika yoldan geçen bir atlı atının ayağının kayması nedeniyle uçurumdan Eğirdir gölüne düşmüş; at eğirdir gölü sularında kaybolmuş. Yolcu atım da atım ya ah Eğerim demiş (Kimi söylentilere göre eğerin altından yapıldığı, kimi söylentilerde ise eğerde altın yüklü olduğu söylenmektedir.) Bu mevkiinin adı Eğerim olarak kalmıştır. Eğirdir Konya yolunun yapıldığı sırada dağın kazılarak yol yapılması ve Eğerim kayasının gölden tarafta olması büyük bir belirginlik arz etmektedir.
Eğirdir gölü kenarında balıkçı barınağının doğallığı ve kayardı plajı da bir başkadır.
Günbatımını seyretmek istiyorsanız mutlaka Kasabamızın Sarı taş mevkii, kayardı mevkii ve balıkçı barınağını tercih etmelisiniz.
5- SARIİDRİS DEDE TÜRBESİ
Sarıidris'in kurucusu Sarılar aşiretinin reisi Şeyh İdris'in türbesi yüzyıllardır özenle korunmaktadır. Şeyh Sarıidris M.S. 1260 yıllarında vefat etmiş olup, mezarı Sarıidris Dede türbesidir.
Düzenleyen: Bayram EVCÜ